Jul 25, 2025
Marka Tecavüzü Nedeniyle Doğan Tazminat Alacaklarında Zamanaşımı
Marka hakkına tecavüz fiilleri devam ettiği sürece, tazminat taleplerine ilişkin zamanaşımı süreleri işlemeyecektir. Yazımızda konu, Yargıtay ve FSHHM mahkemleri içtihatları ile incelenmiştir.
Giriş
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) m. 157 uyarınca, tecavüz davalarındaki özel hukuk taleplerine ilişkin zamanaşımı sürelerinin tespiti bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m. 72 hükmündeki haksız fiil zamanaşımı süreleri uygulanmaktadır. TBK m. 72’ye göre “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”
Buna göre, görülmektedir ki cezayı gerektiren bir fiil söz konusu olmadıkça marka tecavüz davalarında zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her hâlükârda 10 yılda zamanaşımına uğramaktadır.
Ancak, unutulmamalıdır ki marka tecavüzü teşkil eden fiil aynı zamanda SMK m. 30’da yer alan marka hakkına tecavüz suçu veya TTK m. 62’deki haksız rekabet suçu teşkil etmesi halinde zamanaşımı süresi, Türk Ceza Kanunu (“TCK”) m. 66/1 (e) uyarınca, 8 yıl olarak uygulanır.
Marka Tecavüzünde Zamanaşımı Süresinin Hesabı
Suç teşkil etmeyen marka ihlallerinde 2 yıllık zamanaşımı belirtildiği gibi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendikten sonra başlayacaktır. Örneğin, bir işletmenin bir başkasına ait markayı televizyon reklamı olarak tek seferlik kullanması halinde, 2 yıllık zamanaşımı süresi hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren başlayacaktır.
Peki, marka ihlaline ilişkin fiil henüz sona ermediyse ve ihlal devam ediyorsa zamanaşımı süresi işlemeye başlayacak mıdır? Uygulamada da çoğu zaman gerçekleştiği üzere tecavüz fiilleri anlık fiillerden ziyade devam eder nitelikteki fiillerdir. Örneğin, genellikle yukarıda yer alan örnekteki gibi tek seferlik bir ihlal fiil gerçekleşmemektedir. Çoğunlukla, aynı taklit ürünlerin üretilmeye ve satışa sunulmaya devam etmesi gibi tecavüz teşkil eden fiil de devam eder yani süreklilik gösterir.
Öğretide, TBK m. 72’deki haksız fiil zamanaşımı sürelerinin uygulanması bakımından OĞUZMAN/ÖZ, “Şayet haksız fiil süreklilik taşıyorsa fiil sona ermeden, iki yıllık zamanaşımı da on yıllık zamanaşımı da işlemeye başlamaz.” demektedir. SULUK da aynı yönde, “Haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez” demektedir. (1)
Yargı kararları da aynı yöndedir. Şöyle ki, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (“HGK”) tarafından verilen bir kararda, TBK m. 72 hükmünün 818 sayılı eski Türk Borçlar Kanunu (“eTBK”) dönemindeki karşılığı olan 60. maddesindeki 1 yıllık haksız fiil zamanaşımı süresinin devam eden fiillerdeki hesabına ilişkin şu değerlendirmede bulunulmuştur:
“Bunun yanında bir yıllık zamanaşımı süresi zarar görenin, zararın varlığını ve zarar vereni öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar ise de zarara neden olan haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin başladığından söz edilemez.” (2)
Yargıtay HGK tarafından verilen başkaca bir kararda da şu ifadelere yer verilmiştir:
“Marka sahibi, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını talep edebilir. Durdurma davası devam etmekte olan bir tecavüze son vermek için açılan bir eda davasıdır. Bu talebin ileri sürülebilmesi için tecavüzde bulunanın kusuru ve zararın varlığı aranmaz. Tecavüz devam ettiği sürece, anılan talep için zamanaşımı söz konusu olmayacaktır.” (3)
Yargıtay HGK, başkaca bir kararında da şu ifadelere yer vermiştir:
“Ayrıca somut uyuşmazlıkta 1979-1998 tarihleri arasında davalının “KÜLTÜR” ibaresi üzerindeki tescilsiz kullanımı devam ettiğinden, haksız kullanım devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceğinden mahkemenin TTK.nun 62.maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığına ilişkin gerekçesi de yerinde değildir.” (4)
Yargıtay başkaca bir kararında da “…haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.” ifadelerini kullanmıştır. (5)
Bununla birlikte İstanbul 2. Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi (“FSHHM”) tarafından verilen marka tecavüzüne ilişkin bir davada devam eden marka tecavüzlerinde zamanaşımının işlemeye başlamayacağı şu şekilde ifade edilmiştir:
“…zamanaşımı iddiaları yönünden tecavüz devam ettiği müddetçe zamanaşımı iddialarının da dinlenmeyeceği anlaşılmakla davalının bu yöndeki savunmalarına itibar olunmamıştır.” (6)
Yine İstanbul 2. FSHHM tarafından verilen bir kararda aynı yönde şu ifadelere yer verilmiştir:
“Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men’i davasında herhangi bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Çünkü tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamayacaktır. Tecavüz durduğunda veya tekrarlama tehlikesinin bulunmadığında ise, tecavüzün men’i davası açılması söz konusu olmayacaktır. Zamanaşımı, markaya tecavüz oluşturan eylem tekrarlandıkça her gün kesilip yeniden işlemeye başlar. Devam eden markasal kullanım söz konusu olduğundan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin men’i yönünden zamanaşımının işlemeye başlamaz.” (7)
İstanbul 3. FSHHM tarafından verilen bir kararda da aynı yönde şu ifadeler yer almaktadır:
“Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de zamanaşımı süresini düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 157. maddesinin; ‘(1) Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.’ atfı kapsamında uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 72. maddesi gereğince tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, somut olayda ise arabuluculuk öğrenme tarihi itibari ile 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolmadığı gibi devam ettiği iddia edilen tecavüz eylemi süresince zamanaşımı süresi de işlemeyeceğinden dolayı yerinde görülmeyen zamanaşımı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.” (8)
Yine İstanbul 3. FSHHM tarafından verilen bir başka kararda da aynı yönde şu ifadeler yer almaktadır:
“Davalı vekili tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de zamanaşımı süresini düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 157. maddesinin; ‘(1) Sınai mülkiyet hakkı veya geleneksel ürün adından doğan özel hukuka ilişkin taleplerde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümleri uygulanır.’ atfı kapsamında uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 72. maddesi gereğince tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, somut olayda ise öğrenme tarihi itibari ile 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri dolmadığı gibi devam ettiği iddia edilen tecavüz eylemi süresince zamanaşımı süresi de işlemeyeceğinden dolayı yerinde görülmeyen zamanaşımı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.” (9)
Bu bilgilerden anlaşılmaktadır ki, marka tecavüzü devam ettikçe herhangi bir zamanaşımı süresi de işlemeye başlamayacaktır.
(1) Cahit Suluk, Rauf Karasu ve Temel Nal, Fikri Mülkiyet Hukuku (5. Baskı, Seçkin Yayıncılık 2021) s. 386; Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku (5. Baskı, On İki Levha Yayıncılık 2023) syf. 1120.
(2) Yargıtay HGK., E. 2019/233 K. 2020/56 T. 23.1.2020
(3) Yargıtay HGK., E. 2013/1521 K. 2015/852 T. 25.2.2015
(4) Yargıtay HGK., E. 2011/59 K. 2011/271 T. 04.05.2011
(5) Yargıtay 11. HD., E. 2009/11641 K. 2011/4939 T. 25.04.2011
(6) İstanbul 2. FSHHM, E. 2017/792 K. 2021/421, T. 10.12.2021
(7) İstanbul 2. FSHHM, E. 2018/409 K. 2019/361, T. 12.9.2019
(8) İstanbul 3. FSHHM, E. 2021/243 K. 2024/55, T. 13.3.2024
(9) İstanbul 3. FSHHM, E. 2021/315 K. 2024/85, T. 15.5.2024
Katkıda Bulunanlar: Doğukan Berk Aksoy (dogukan.aksoy@aksoy-ip.com), Furkan Mert Özkaynak
